Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11
İçindekiler / Kırlardan eski konaklara Mudurnu
Zamanın ara sıra kımıldadığı; geceleri hâlâ sobaların üzerinde mısırların patladığı; anneannelerin torunlarına masallar anlattığı şirin bir kasabadır Mudurnu...

Bazı Anadolu kasabalarının kokusu vardır. Kimisi orman içinde kurulmuştur, çam ve reçine kokar Karaburun’da olduğu gibi; kimisi nergis kokar baharda. Kimisi deniz kokar, yosun kokar. Kimisi defne sabunu kokar. Kimisinin kokusu da, tarihin imbiği içinden süzülüp gelir. Ahşap evlerin merdivenlerine bile siner. Bu yüzden Osmanlı kokuludur Mudurnu. Şeyh-ül Ümran tepesinden baktığınızda göz göze geldiğiniz Saat Kulesi sizi yanıltmasın! Zaman, Mudurnu’da geçmişte birkaç kez durmuş gibidir. Aşağıda beyaza boyalı evler, kurutulmak için yol kenarına serilmiş fındıklar, kucaklarında tavuk taşıyarak çarşıya inen kadınlar, kapı önünde nakış işleyen genç kızlar, yere düşen kasketini almak için bellerini tutarak eğilen yaşlı adamlar görürsünüz. Birden bir horozun keskin ötüşü sessizliği bozar. Saat Kulesi’nin yanı başında uykuya dalmış olan zaman kımıldar. Ağaçların sarı yaprakları yeşerir, eski ahşap evlerin bahçeleri oyun oynayan çocuklarla dolar.
 
 
Sayfa 1/6
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.