 |
Ziyarete açık bir başka avlu ise Antakya Türk Katolik Kilisesi’ne ait. Yapılan restorasyonlardan sonra ibadete açılan kilisenin bulunduğu büyük evde bir zamanlar Polina Azar tek başına yaşıyormuş. Giriş kapısı Kutlu Sokağa açılan bir çıkmazda yer alan kilisenin portakal ve turunç ağaçlarıyla süslü, ferah avlusu yüksek duvarlar arasında adeta yeşil bir vaha.
Bu geniş avlunun bir başka sürprizi de belli bir açıdan bakıldığında, kilisenin çan kulesiyle, yakındaki Sermaye Camii’nin minaresinin yan yana durması. Kilise, Sermaye Camii ve Havra’nın duvarlarının birbirine yaslanmış olması da Hatay’da üç ulu dinin, Müslümanlık, Hıristiyanlık ve Museviliğin birlikteliğini ‘çan, ezan ve hazan’ şeklinde simgeleştiriyor.
Katolik Kilisesi’ni, Sermaye Camii’ni ve Havra’yı gezdikten sonra Kurtuluş Caddesi üstündeki Tarihi İnci Kıraathanesi’ne uğramadan geçmeyin, hele mevsim yazsa... Emeklilerin kağıt, tavla oynayıp çay içtiği, vakit öldürdüğü salonun arka tarafındaki küçük kapıdan geçip arka avluya ya da ‘gizli bahçeye’ ulaşın. |
|