 |
Müziği başlamanızda babanızın ve annenizin büyük etkisi olduğunu söylüyorsunuz.
Babamın Kırklareli’nde sineması vardı. Yıl 1925-1930. O sırada davul da çalıyordu; 1932’de caz quarteti vardı. Taşrada cazın klasiklerini dinledik biz. Charlie Parker, Duke Ellington, Glenn Miller. Sonra film müzikleri, Türk Sanat Müziği... Ud, kanun, keman ne varsa onunla meşk ederdim. 45’liklerden, taş plaklardan musikiyi dinlerdim, onları yazardım. Mesela Rumeli fasılları yapılırdı evde. Annem mutaassıptı, dini musikiyi ondan öğrendim. Babamın sinemasında Roman müzisyenler çalışırdı. Hep onlarla çalmak, onlar gibi olmak isterdim.
Sizi 24 yaşında İsviçre’ye hangi rüzgâr attı?
İsviçre’ye gitmiyordum ki, benim derdim New York, Hollywood’du. Kan kardeşim Erol İsviçre’deydi. Çağırdı; ona gittim. Takıldım kaldım.
|
|