Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler / Ayın Konuğu
Sonra büyüdük. O bir zamanlar sinemada, ya da uzak gökyüzünde gördüğümüz uçaklara sık sık biner olduk. Oğlum Avşar beş yaşındayken onunla Trabzon’a kadar birlikte uçak yolculuğu yaptık. Ona, doğduğu zaman benim Diyarbakır’da askerlik yaptığımı ve Kıbrıs harekatı nedeniyle izinler kapalı olduğundan sadece bir günlük idari izin alabildiğimi, Türk Hava Yolları uçaklarında yer bulamadığım için son anda bir askeri kurye uçağına binip, nasıl maceralı bir yolculukla gece yarısı Ankara’ya uçup, onu gördükten sonra sabaha karşı yine bir askeri uçakla Diyarbakır’a geri döndüğümü anlattım. Anladı mı, bilmiyorum. Ama kızım Ayşe’nin sekiz yaşındayken Ankara’dan İzmir’e uçtuğunu ve yolculuk bitince gözleri pırıl pırıl bir şekilde “Aynı kuşlar gibi uçtuk baba” deyişini hatırlıyor ve o sevincinin nedenini biliyorum. Sevinmişti, çünkü küçücük yaşına rağmen, kuşlar gibi uçabilmenin en büyük özgürlük olduğunu anlamıştı.
Batı’da ‘uçan süpürge’, Doğu’da ‘uçan halı’. Eski zamanlarda, gökyüzüne dörtnala uçan kanatlı atlar. Hepsi de insanoğlunun özgürlük isteğinden doğdu.
 
 
sayfa 3/4