Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler / ayın konuğu
Bir çift kanattır düşlediğimiz

İstanbul o zamanlar, şimdi televizyonda ara sıra oynatılan siyah-beyaz filmlerdeki İstanbul. Yani betonu az, ağaçları, çiçekleri bol bir İstanbul. Oturduğumuz ‘sayfiye semtindeki’ üç dört yazlık sinemanın birinde heyecanla ışıkların sönmesini ve filmin başlamasını bekliyoruz. Yazlık sinemanın bahçesi boydan boya ıhlamur ağaçlarıyla çevrili. İstanbul’a erguvan renkli bir haziran akşamı inmiş. Işıklar sönüyor. Kısa bir çizgi film. Ardından, artık iyice tanıdığımız bir aslan başı. Çelenk içindeki aslan biri iki kez kükrüyor ve ‘asıl’ film başlıyor.
Resmi elbiseli subaylar telefonla kısa konuşmalar yapıyor. Sonra deri montlu, başlarında yine deriden tuhaf şapkalar olan adamlar, sırtlarında çantalarıyla koşturuyorlar. Bir havaalanı. Uçaklar. Adamlar onlara binip, sol kollarını dışarıya uzatıyor ve bizim göremediğimiz birilerine baş parmaklarını yukarıya kaldırarak bir işaret veriyorlar.
 
 
sayfa 1/4