 |
Dünyada yaklaşık 35 türü bulunan denizatı; muhteşem bakışları, zarif kuyruğu, ince uzun burnu, kısacası ‘duruşu’ ile sualtının en büyüleyici canlılarından biri...
İnsan hayatında öyle değerler vardır ki, “Bir kez yaşa, bin kez hatırla ve her hatırladığında sana mutluluk vermeye devam etsin” dedikleri türdendir... Benim için de, gördüğüm ilk denizatını görüntülemek böyle bir şeydi işte... O kadar mağrur bir duruşu ve bakışı vardı ki, adını da suyun altından daha çıkmadan koydum: ‘Prenses’...
MİTOLOJİK BİR CANLI... Kimisi için bir süs eşyası, kimisi için bir dilek tutma aracı, kimisi için de düşsel bir yaratıktır denizatı... Haklarında çok yazılar yazılmış; çok hikâyeler anlatılmıştır. Örneğin mitolojide, kıyılara vuran ölü denizatları, deniz tanrısı Poseidon’un masmavi derinliklerdeki arabasını çeken dev aygırların yavrularıdır... Kıyılarda bu denizatlarını gören balıkçılar da, Poseidon’u hoşnut etmek için denize içi şarap dolu kupalar atarlar. |
|