 |
“O duvardan aşağı inen ilk kişi Cahit Sıtkı Tarancı’ymış; çıkan
da benmişim... Okul arkadaşım Tahsin Yücel arastırmıştı bu
tarihi kaçısın hikâyesini. Sonra okul müdürü
vazgeçmeyecegimi anlayınca, bana akşamlari giris-çikiş izni
vermeye başladı”... Iki ay önce düzenlenen gecede sanat
yasamının 50. yılını kutlayan Erol Günaydın, yarım asır
öncesinden aklına düşen ilk karelerle başlıyor söyleşiye...
AİLEDEN GELEN KOMEDYENLİK RUHU
Bugün Türkiye’nin önde gelen tiyatrocuları arasında yer alan,
72 yaşındaki Erol Günaydın’ın oyunculuğunun temelinde, sekiz
yaşına kadar yaşadıgı Karadeniz ve bölgenin esprili insanları
–en basta da ailesi- var kuşkuşuz. Trabzon Akçaabat’ta
‘ Kizir ’ in Delileri’ olarak anılan ailesinden miras ona oyunculuk
genleri. “Dedem Kiziroglu Mehmet Aga, çok komik bir
adammış; fikralarıyla çok güldürürmüş insanları.
Üç yaşımdayken zatürree geçirmiştim, yataktan
kalkamıyordum. Babam, duvarı maviye boyayıp bir gökyüzü
yapti bana. Sonra uçurtmayı duvara çaktı ve ipini elime verip
‘Hadi uçur’ dedi.. O da komik bir adamdı.” |
|