 |
Sanat yasaminda elli yili geride birakan Erol Günaydın, canlandirdigi yüzlerce karakterle halkin gönlünde taht kurmus usta bir oyuncu...
Kendi küçük, ama namı büyük... Bıyığı bile terlememiş; 13 yaşında var yok... Yatılı okuduğu Galatasaray Lisesi’nde teneffüs zili çalar çalmaz arkadasları çevresini sarıyor. Ve teneffüslerin neşeli soluğu Erol, ‘tijin tijin’ diye başlıyor mini gösterisine. Bir kovboyun maceralarını anlatırken ne kadar da sahici ve esprili... Ve tezahüratlar: “Tijin Erol, bir daha, bir daha”. Sıra Dümbüllü taklitlerine geldigindeyse, minik seyircilerin mideleri ağrıyor kıkırdamaktan.
Kısa süre sonra Cep Tiyatrosu’nda amatör olarak oyunculuğa başlayan Tijin Erol’un önünde büyük bir engel vardır: Okulun yüksek duvarları... Akşamları okuldan çıkamayan Erol; takma bıyık, kasket ve ceketle okul görevlisi kılıgına girip, kapıdan elini kolunu sallaya sallaya çıkar. Dönüşte de kertenkele gibi duvarı tırmanarak girer okula. Doktor olmayı düşünüp de, yıllar sonra tüm Türkiye’nin sevdigi, saygi duydugu tiyatro sanatçısı Erol Günaydın olacagını hiç aklına getirmeden... |
|