 |
Günümüzde Girne’yi çevreleyen kent surlarından geriye, birkaç burç ve belli belirsiz izler dışında fazla bir şey kalmamış.Yine de liman arkasındaki zikzak sokaklarda, küp şeklinde evlerin arasından ilerlerken; eski Girne’de olduğunu hissedebiliyor insan. Surlar yıkılınca, taşlar çoğunlukla evlerin yapımında kullanılmış; anlayacağınız sadece yer değiştirmişler! Kıbrıs’ın yaz sıcağından korunabilmek için daracık yapılan ve evlerin sürprizli avlularına açılan sokaklarında yürürken, kendimi bir an için bir İtalyan sahil kasabasında zannediyorum. Binaların arasından denize akan daracık bir merdivenden Girne Limanı’na çıktığımda, hiç solmayacak bir kartpostal karşımda! Kırlangıçların üzerinizde çığlık çığlığa daireler çizdiği, eskiden harnup (keçiboynuzu) deposu olan güzel taş evleri ve gezinti tekneleriyle, dingin Akdeniz limanlarından birindeyim. Limanın yanı başında demirlemiş bir gemiyi andıran Girne Kalesi, kenti ziyaret edenlerin uğramadan edemediği bir nokta. |
|