Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler /Anadolu’da çocuk olmak
çocukların sağlıklı, uzun ömürlü yaşam sürdürmeleri içindi. Onların ‘otacı’sı, yani şaman doktoru gibi... Ayrıca parçalı kıyafetler de böyle bir inancı dile getirir. Örneğin çocuklarını kaybeden anneler, bebeklerini kötü ruhlardan korumak için, özel olarak patchwork (parçalı elbise) hazırlarlar. İnanca göre, kötü ruhlar gece gelirlermiş; bebenin üzerindeki çeşit çeşit bez parçalarını sıyırıp ayırmaya çalışırken de şafak söker ve böylece uçar giderlermiş. Konuyla ilgili bir öykü anlatalım şimdi... Bir Bahar Hatun varmış. Onun çocukları doğar doğmaz ölürmüş. Üzüntülü genç kadın; çocukları olan ve uğurlu olduklarına inandığı yedi aileden kumaş parçaları toplamış. Bunlardan çeşit çeşit giysiler hazırlamış. Bahar Hatun, sonunda nur topu gibi bir kız, hemen arkasından bir erkek çocuk dünyaya getirmiş. Her iki çocuğunu da parçalı giysilerle büyütmüş. Ninniler söylemiş onlara: “Uyusun da büyüsün ninni; tıpış tıpış yürüsün ninni / Uyu yavrum, kollarım seni hasretle sarsın / Ümit dolu yolların üzerinde sen varsın / Hasretle, yanında her akşam melekler / Kötü ruhları kovar, yavrumu bekler”...
 
 
Sayfa 2/6
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.