Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler / Bir sinema yolcusunun ardından
Sinema dilinin çok düşünülerek oluşturulan bir şey olduğuna inanmıyorum. Sinema dili dediğiniz vakit, üsluptan, biçemden söz etmiş oluyorsunuz. Biçem de, onu gerçekleştiren kişinin doğal bir dışavurumudur. Üzerine çok araştırma yapılmış, etüt edilmiş bir anlatım biçimi değildir. İnsanın yürüyüşü, konuşması, davranış tarzı neyse ve bütün bunlar da kendi içinde bir tutarlılık arz ediyorsa, biçem de o sanatçının ürettiklerindeki yansımasıdır, diye düşünüyorum. Açık söyleyeyim, bir sinema dili oluşturmak için çok uğraşmadım. Biçemi belirleyen biraz da, anlattığınız hikâyenin özüdür... Öz olmadan biçem düşünmek bence çok doğru olmaz.

Filmlerinizde yarattığınız ana karakterler çoğunlukla uyumsuz insanlar...
Evet uyumsuz insanlar... Sıradışı insanlar... Bu tür insanları anlatırken kendimizi sorgulamak için de iyi bir fırsat yakalamış oluruz.. Sıradan bir insanı anlatmak, kimsenin ilgisini çekmez ama daha da ötesi, kendimizi sorgulamak için bir süreci de başlatmaz.
 
 
Sayfa 3/7
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.