Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler / Bir sinema yolcusunun ardından
Paris’te sinema ve gazetecilik eğitimi gören Kavur’un sinema yolculuğu 1974’te, Refik Halid’den uyarladığı ‘Yatık Emine’ filmi ile başladı. 1979’da ‘Yusuf ile Kenan’a imza atan Kavur, yurtdışında ve Türkiye’de ödül kazanan toplam 13 film çekti. Son filmi ‘Karşılaşma’ ile 2003 yılında Altın Portakal alan Kavur, Türk sinemasında yalnızlık, iletişimsizlik ve yolculuk temalarını en iyi işleyen sinemacılardan biriydi. Bir röportajında, “Her film bitmiş bir aşk gibidir” ve “sinema yapmak istiyorsanız, direneceksiniz” diyen Kavur, hayattaki tek hedefinin de film çekmek olduğunu söylüyordu. İncognito dergisi için yaptığımız son röportajlarından birinde eleştirel mesafeyi koruyarak, sinema yapmak hâlâ mümkün mü diye soramamıştım ona. Ömer Kavur’un bu soruyu yaptıklarıyla yanıtladığını daha iyi anlıyorum şimdi; ve 2004 baharında yaptığımız söyleşiyle baş başa bırakıyoruz sizleri...

Türk sinemasında özel bir dile sahip yönetmenlerden birisiniz... Bu dili oluşturan unsurlar üzerine konuşabilir miyiz biraz?
 
 
Sayfa 2/7
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.