Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler / Avrupa’nın Doğusu Lizbon
O da buharlı bir gemiyle yaklaşırken, Venedik’e benzetmişti İstanbul’u. Lizbon’un denizin hemen kıyısından başlayan Praça do Comércio Meydanı da, ilk bakışta Venedik’i andırıyor zaten. Meydandaki Arco Triunfal (Zafer Takı), kentin giriş kapısı gibi. Bu kemerli kapının hemen ardında, Baixa Mahallesi’nin cetvelle çizilmiş gibi uzanan ‘klostrofobik’ sokakları, birkaç adım sonra Rossio Meydanı’na açılıyor... Kentteki insan trafiğini en iyi hissedebileceğiniz yer olan Rossio’da, turistlere hitap eden kaldırım kafelerini bir yana bırakıp, nesli tükenmek üzere olan asırlık ginjinha barlarından birine uğrayın. Sadece, vişneden yapılan nefis ginjinha likörünün servis edildiği bu ayaküstü içki büfeleri, Lizbon ile yaşayacağınız en samimi deneyimlerden biri. Kent sakinlerini Avrupalıların geri kalanından ayıran hülyalı bakışlar, vaktiyle Vasco da Gama gibi Portekizli denizci kaşiflerin Baharat Adaları’na doğru yelken açtığı günlerden miras olmalı. Bu uzun yolda, hemen her limanda birilerini bırakan ve şimdi altın çağı geride kalmış bir ulusun melankolisi bu...
 
 
Sayfa 2/8
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.