Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler / Kayaların kucağında Hoyran
Nekropolis alanında ayrıca iki kaya mezarı ve etrafa dağılmış birkaç dinsel sunak yeri göze çarpıyor. Tepedeki akropolise çıkan patika, kayaya işlenmiş iki anıtsal mezarın yanından geçiyor. Ev biçimindeki bu mezarlardan birinin yan duvarı kabartmalarla süslenmiş. Öldükten sonra ruhlarının kuşlar tarafından geri getirileceğine inanan Likyalılar, mezarlarını ev benzeri bir mimari tarzda yaparlarmış. Kalıntıların bulunduğu en yüksek tepeye kurulan akropolis alanı, duvarları kiklop (taşın doğal biçimde üst üste konuluşuyla yapılan) tarzda inşa edilmiş bir iç kaleyle çevrili. Bir yanda Likya ülkesinin gizemli tarihi, bir yanda Akdeniz’in adalarla süslenmiş mavi güzelliği karşısında bir süre soluklanıyoruz. Arkamızdaki antik kapı, Bey Dağları’nın en yüksek tepesi Kızlarsivrisi’ni de içine alan karlı doruklar resmine bir çerçeve vazifesi görüyor sanki. Geçit vermeyen sık çalılar nedeniyle kaleyi dolaşmak hayli zor. Taraçalanmış akropolis alanındaki yapı kalıntıları arasında, heybetli bir sunak taşı göze çarpıyor. Ören yerinin tiyatrosu ortaya çıkarılamadığından, şehrin Likya birliğindeki önemi konusunda net bir fikir elde edilememiş henüz.
 
 
Sayfa 3/6
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.