Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler / Kayaların kucağında Hoyran

Anadolu’nun en eski uygarlıklarından Likya’nın kentlerinden biri olan Hoyran, geçmişin kayalarda bıraktığı izlerle dolu...

 Güneş yeni battı, gökyüzü alacakaranlık. Hafif bir rüzgâr esintisiyle mor-pembe arası bir tona dönüşüyor etraf. Çadırımı kurduğum yüksek taraçadan, Akdeniz’in o soluk kesici manzarasını seyrediyorum. Gelidonya Burnu, Andriake (Çayağzı) Limanı, Gökkaya Koyu, Kekova Adası, Kale (Simena), Üçağız (Teimioussa) ve Sıçak Yarımadası... MÖ 3000 yıllarına uzanan tarihleriyle Anadolu’nun en eski halklarından olan ve özgürlüklerine düşkünlükleriyle ünlenen Likyalıların yerleşim birimlerinden Hoyran’dayız. Akdeniz’e hakim bir tepecikte kurulan ören yerinin adı ‘ana tanrıça ülkesi’ anlamına geliyor antikçağ araştırmacısı Bilge Umar’a göre. Antik kentin binlerce yıllık hikâyesini anlatan kalıntılarla dolu alanın bir bölümü, köy evleriyle iç içe geçmiş durumda. Bölgedeki hemen tüm köylerde rastlanan ve çivi kullanılmadan tahtaların birbirine geçme tekniğiyle yapılan, Likya mezarları formundaki ‘tahıl ambarları’,

 
 
Sayfa 1/6
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.