 |
Bir mağaradan köpeğin biri fırlıyor; ardından gözlerini ovuşturan yedi adam çıkıyor dışarı. Şaşkınlıkla çevrelerine bakınıyorlar, biri çimenlerin arasında sevinçle taklalar atan köpeğe sesleniyor: “Kıtmir, gel buraya!” İnanışa göre, Roma İmparatoru Dacius zamanında putperestlerden kaçan yedi Hıristiyan, saklandıkları mağarada uyuyakalmışlar. Yüzyıllar sonra, keçilerini otlatan bir çoban çıkışı kapatan kayayı oynatınca, içeri sızan ışık onları uyandırmış. Selçuk’taki bu mağara, 5. yüzyıldan beri Hıristiyanların kutsal bildikleri yerlerden. Kıtmir de ‘Yedi Uyurlar’ın köpeğinin adı.
Selçuk, ‘Yedi Uyurlar’a benzer daha birçok dinsel öykünün başkenti... Bu öykülerden biri, Ren Nehri kıyısındaki köylerden birinde başlıyor. Bir hastalığa yakalanıp on iki yıl yataktan kalkamayan Anna Katharina Emmerick adlı köylü kadın, İsa ve Meryem’le ilgili düşler görmektedir.Ölümünden sonra 1842’de, kadının anlattıkları kitap haline getirilir. 1890 yılında İzmir Fransız Hastanesi’nde bu kitap hemşirelere okunurken, evle ilgili ayrıntılar bir rahibenin dikkatini çeker.Rahibe, hastaneye ayin yönetmek ve öğretmenlik için gelen iki rahipten, bu vahiylerin doğru olup olmadığını araştırmalarını ister. |
|