 |
Oya gibi örülmüş adaları, gölleri ve gizemli anıtlarıyla Anadolu coğrafyası, başrolde oynayacağı filmleri bekliyor... Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde bir kaya anıtı, güneşin ilk ışınları onu öpünce, onuruna dikildiği kralın adını fısıldar: “Midas...” Kayanın üzerine Friglerin çözülemeyen dilinin sözcükleri kazınmıştır. Sonra şaşırtıcı bir gölge, gittikçe büyür anıtın yüzünde. Bir insanın yandan görünümüne benzer ve karşısında duran bir başka kaya oluşumundaki gizli yüze bakar. Bu gizli yüz, bir gölge değildir. İnsan eliyle yapılmışa benzer ve başka bir açıdan bakıldığında, iki yanında iki köpek (ya da kurt) başı seçilir. Düşünürsünüz: “Yüz, Anadolu’da birçok uygarlığın tapındığı ana tanrıça Kibele’nin yüzü olmasın?” O sırada, yakınlardan bir akordeon sesi gelir. Bir Kafkas ezgisidir çalınan. İki öykü yan yana gelmeye başlamıştır: Midas’ın eşek kulaklarını anlatan mitolojik öykü ile Kafkaslar’dan göç edip anıtın yanına yerleşen köy halkının öyküsü... Ne müthiş senaryolar yazılır iç içe... Hele kar yağıp köyün yolları kapandığında oradaysanız... |
|