Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler / İlhan Koman ve ‘has’ heykelleri
Avrupa’nın pek çok kentini süsleyen; tutkuyla maddenin, bilimle doğanın buluştuğu heykellerin sahibi İlhan Koman, Mayıs ve Haziran aylarında retrospektif bir sergi ile anılıyor.

“ İlhan Koman ki tıraşsız heykeltıraş / Uçmaya doğru sakallı… / Elinde bombalarla bebekler / Heykel gibi olmayan heykeller, / Taşınırdı garip maacir / Güneyinden Kuzeyine Kutupların / Battı batacak teknesiyle / Varmak için Edirne’ye / Selimiye’ye…”
Can Yücel sevgili dostu İlhan Koman’ı birkaç kelime ve birkaç dizeyle özetleyiverdiğinde, Stockholm’de kralın yazlık sarayına komşu bir kanal üzerinde, Hulda adında taka irisi bir teknedeydiler. 60’lı yıllarda hüküm süren yaşam koşullarının dayattığı bir çözüm, bir evdi Hulda. Koman’ın yeniledikçe eskiyen, eskidikçe yenilediği hiç bitmeyen heykeli. Teknenin içinde şenlik, önünde küçük bir meydan ve meydanda bir mağara vardı. Heykeller ve malzemeler mağarada, kan ter içinde kalana dek yapılan çalışmalar meydandaydı. Dört çocuklu Koman ailesi ve onları hiç yalnız bırakmayan dostları Hulda’da yaşardı…
 
 
Sayfa 1/6
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.