Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9
İçindekiler / Tabiatın ‘caz’ı Bahar
ŞEN ŞAKRAK ŞARKILAR
Baharın bu renk cümbüşüne insanlar ve eşyalar da katılır. Evler ve korkuluklar boyanır. Arabalar her gün yıkanır, her gün silinir. Karanlık bodrumlara çöreklenip uyuyan hortumlar, musluğa takılır ve yeniden canlanır. Hortumlar sokağa uzatılır ve her gün halı yıkanır. Halıların güllü çiçekli desenleriyle bahçelerdeki çiçekler iç içe geçer. Evler, deterjan kokar. Pencereler açılır; dışarının sesi ve taze bahar havası içeriye dolar. İçerinin sesi de dışarı taşar. Çamaşır makinesi ve elektrik süpürgesi daha çok çalışır. Süpürge sesine huylanan köpek havlar. Havlayıştan ürken kuş, uçup bir başka dala konar. Dışarının sesi eve doldukça radyoların sesi duyulmaz olur. Radyoların sesi daha da açılır. Radyolar şen şakrak şarkılar çalar. Açık pencerelerden yükselen müzik, kızartma kokularına karışır. Berberler daha çok iş yapar. Berberin kanaryası şakır. Pazara civcivler gelir. Saksıcılar şenlenir. Dilenciler, dilenmeyi unutur. Hatırlıyorum sırtını sıcak bir mezarlık duvarına dayamış ve uyuyakalmıştı geçen bahar bir dilenci; sadakası güneşti; güneşle doldurmuştu önündeki boş mendili…
 
 
Sayfa 2/6
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.