 |
Çayırlar doğanın saçlarıysa; ağaçlar, bu saçlara takılmış pembe tokalar gibi çiçeklenir baharda. Çiçeklenip çocuklaşır doğa…Bahar, çocukluğa çağrıdır.
Komşu aşure getirdiğine göre kış bitti demektir. Geçen yazın kurutulmuş üzümüyle, bu kışın portakal kabuğu rendeleri buluştuysa, kış bitti demektir. Buğday, nohut, fasulye… Tarçın, ceviz ve nar… Geçmiş yaza, sonbahara ve kışa dair ne varsa, aşureye katılmış ve kış noktalanmıştır. Mutfaklar boşalmıştır: Kuru üzüm, kuru incir, kuru fasulye… Bütün ‘kuru’lara teşekkür edilmiştir. Şimdi sıra ‘taze’lerde… Otlar, yapraklar, çağlalar, papaz erikleri ve çilekler… Yeşilden kırmızıya, ekşiden tatlıya doğru bir yolculuk başlıyor.
RENKLER VE NİMETLER
Güneş, nimetlerin rengini geri veriyor. Evet! Bir emanetçidir güneş: Güneşin çelik kasalarında bir sürü renk saklanır. Geçen yaz rengini güneşe emanet eden kuru fasulye, bahar gelince yeşilini geri ister. Evlerin pencereleri gibi güneşin çelik kapıları da açılır ve renkler yeryüzüne iner. Her renk, ince ince titreşir: Annesini ararken meleşen kuzular gibi… Renkler ve nimetler bütünleşir.
|
|