Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14
İçindekiler / Safranbolu'da zaman
Safranbolu’yu ziyaret edenleri, büyük ölçüde korunmuş bir kent ile eski bir rüyadan arta kalan zarif konaklar bekliyor..

Misafir olduğum ev çıtırtılarla uykuya dalarken, konağın baş odasına serilen sabun kokulu yer yatağına uzanmış, tavandaki çarkıfeleği inceliyorum. Süslü, ahşap bir mücevher kutusunu andıran odanın, geometrik desenlerle bezeli tavanındaki gümüş çiviler, içeri vuran ayışığında yıldızlar gibi parlıyor. Sandal ağacını andıran tatlı bir ahşap kokusuyla, en derin uykularımdan birine yuvarlanıyorum... Safranbolu’nun Yörük Köyü’ndeki tek ev pansiyonundayım. Benim gibi, büyük şehirlerin ruhsuz apartmanlarında, ya da mimar Vedat Dalokay’ın deyimiyle “insan silolarında” büyümüş biri için, yaşı 200’ü aşkın ahşap bir evin kucağında uyumak gerçek bir lüks!

HER AİLEYE İKİ ÇOCUK
Safranbolu’nun nüfusu, 1960’lara kadar hep 5 bin civarında seyretmiş. 1970’lerde kentin SİT alanı ilan edilmesinde büyük emeği geçen eski belediye başkanı Kızıltan
 
 
Sayfa 1/7
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.