Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14
İçindekiler / Gökyüzünün 'sultan'ları

karabataklara ve midye ayıklayan adamları da kargalara benzetmek mümkün.

‘BALIKKOLİK’ KARABATAKLAR
İşe, kargaların ve midye ayıklayan adamların benzerliğinden başlayalım isterseniz... İnin Boğaz’a: Sabahın köründe kargaları bulursunuz denizin kıyısında. Gözleri balıkta ya da denizde değildir. Akşamki avdan ve av sonrası ziyafetten artakalan nevale, kargalara sabah kahvaltısıdır: Bir kerevit kıymığı, bir zargana parçası ya da bir istavrit kafasıyla uğraşır zavallılar! Yüzme bilmeyen, ama nafakasını denizden çıkaran o midyeciler gibi paçalarını dizlerine kadar sıyırır kargalar da... Paçaları sıyrık bir vaziyette; gerektiğinde yüzecekmiş gibi durarak durumu kurtarırlar. Meşrubat kasalarını tabure niyetine kullanan ‘büfe önü ayyaşları’ gibi şamandıraları kullanır karabataklar. Onlar da denizin ayyaşıdır: Deniz suyu yer, balık içerler! ‘Balıkkoliktir’ onlar... Ayyaşlar, biten biralarını tazelemeye nasıl dalıyorlarsa büfeye, karabataklar da tıpkı öyle dalıyorlar sulara... Sulara dalıp bir fırt balık çekiyor ve tekrar dönüyorlar

 
 
Sayfa 2/7
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.