 |
Neden derseniz? Tek başıma onca saat yolculuk yapmak, bende biraz melankoli yaratıyor; hem de kaç metre havada uçtuğunuz, aşağıdaki okyanus gibi düşünmemeniz gereken garip düşünceler akla geliyor.
Boşuna dememişler, “tarik mühim değil; refik mühim”; yol değil, gerçekten yol arkadaşı önemli. Tokyo’dan arkadaşlarla birlikte dönünce kilometreleri hissetmedim.
Uçaklarla ilgili birçok yazı var. Ama ben uçak denince Antoine de Saint-Exupery’yi hatırlarım. Küçük Prens’in o eşsiz yazarını, ‘Savaş Pilotu’nu. Gökyüzünde olmayı o sevdirdi bana.
Havada büyük uçaklar içinde de bulundum, özel uçaklarda da, küçük uçaklarda da. Ben küçük otomobilleri sevdiğimden uçağın küçüğü bana daha sevimli gelir. Ünlü, “küçük güzeldir” sözünün etkisi altında mıyım acaba?
Uçak, uçmak, havalanmak.
Yerde manevi anlamda havalanmaktan ben hep uzak durdum.
Bazen birçok şey yazacağınıza bir şiir belki bütün söylediklerinizi, söyleyeceklerinizi özetliyor.
|
|