 |
Çiğdemler, az sayıda bitki türünün çiçek açtığı kış günlerinde ve sonbaharda koloni şeklinde sıralanırlar kırlara, tepelere... Sarı, mor, pembe, beyaz, mavi başta olmak üzere farklı renklerde ve tonlarda karşımıza çıkarlar. Özellikle de karların yeni eriyip çekilmeye başladığı yerlerde çıplak toprakları renkleriyle canlandırırlar. Onlara uzun yaz günlerinden sonra, sonbaharda da rastlarız. Genellikle morumsu-pembe renkli olan ve ‘güzçiğdemi’ diye adlandırılan bu çiğdemler, bize yavaş yavaş kışın geldiğini hatırlatır.
10-30 santimetre boyundaki güzçiğdeminin tohumları ve yumruları başta kolşisin olmak üzere çeşitli alkaloitler içerir; bu yüzden de çok zehirlidir. Kolşisin ise romatizma ve damla hastalığı ağrılarının tedavisinde kullanılır; ayrıca hücre ve genetik araştırmalarda da ondan yararlanılır.
İSTANBUL’A ÖZEL…
Anayurdu Avrasya olan çiğdemin Türkiye’de 59 doğal türü var. Ülkenin hemen her tarafında yetişen bu çiçeğin yaklaşık 30 türü endemik; yani Türkiye’ye has. |
|