 |
Yaklaşık 30 yıldır yurtiçi ve yurtdışında gündeme damgasını vuran gelişmelere, neredeyse tüm savaşlara, kendi deyiminizle ‘birinci elden tanıklık’ ederek adınızı dünyaya duyurdunuz. Yaptığınız, bir anlamda tarihe kayıt düşmek gibi...
Uygarlık, geçmişin üzerine inşa edilen bir olgu. Yaşanmışlıklardan alınacak dersler, bir sonraki yaşamı çok daha rahat, daha güzel yapıyor. Bu dersler de, yeri geldiğinde kendi yaptığı savaşlardan, yeri geldiğinde doğanın insanlığa vermiş olduğu bazı uyarılardan alınıyor. Tabii bunun için de birtakım belgeler gerekiyor. O belgeleri de bizler ve bilim adamları taşıyoruz. Biz tarihe tanıklık yapıp deklanşörümüzle zamanı durduruyoruz; gerekli olan anı gösteriyoruz ve insanların ders almasını sağlıyoruz.
Onca tehlike atlattınız cephelerde. Kendinizi madden ve manen nasıl korudunuz?
Pek çok kez ölümden döndüm. Afganistan’da Pançir Vadisi civarında arkasına asıldığım kamyon mayına çarptı. Sağ lastik parçalanınca uçtum ve tutunduğum demir çeneme girdi. |
|