Çaykovski, notalardan yapılmış bir denizaltıyla
derinlere iniyordu. Bir kadınla bir erkek
arasına sıkıştı gemisi. Kadın, ona sahip
çıkan, destekleyen, varlıklı ve güzel
bir kadındı. Çaykovski ise bir erkeğe
aşıktı. Bir erkeğe duyduğu aşkı, ne o
kadın ne de müzik çevreleri affetti. Daha
sonra milyonlarca insanın zevkle dinleyeceği
son eserlerini sevmediler. Tifo salgınının
kol gezdiği Moskova’da bir lokantada,
‘bir bardak su’ istedi o da. Yanında oturan
kardeşi, ‘kapalı şişe su getirin’ dedi.
Çaykovski, ‘hayır çeşme suyu istiyorum’
diye ısrar etti. Çeşme suyunu içti. Ve
tifo oldu. Bir erkeğe duyduğu aşk, bir
bardak suyla bitti. Notalarla, bir bardak
sudan oluşan bir denizaltıydı onun bindiği.