Denizaltı*
Çocukken, kendime ait küçücük bir denizaltım
olmasını isterdim, binip derinlere, kalabalıklardan
uzaklara gidebileceğim, beni insanlardan
ve hayattan saklayacak, zırhıyla beni
kucaklayıp koruyacak bir denizaltı. Sonra
yazıyı keşfettim, yazılardan bir denizaltı
yapılabileceğini.
Nietzsche, kendi denizaltısını delilikten
yaptı. Kırk yaşındayken, yüzünü bile görmediği
yirmi yaşındaki bir genç kıza aşık olduğuna
karar verdi. Sonra gördü o kızı. Delilik
aşk kılığında geldi ona. Ne yazık ki,
aşık olmak için seçtiği kız, o her görenin
vurulduğu Andrèe Lou Salome, kendi bencilliğinden
oluşmuş bir denizaltıyla dolaşıyordu insanların
arasında. Çok zeki ve çok güzeldi. Kendi
kitaplarını yazmaya hazırlanıyordu. Nietzsche
dahiydi, Salome zeki. Zeka, dehayı sevmedi.
Dahi, zeki olana tutuldu. Aradaki yaş
farkına rağmen, daha çocuk olan, daha
güçsüz olan, daha şaşkın olan ve delirmeye
daha yakın duran dahiydi.