 |
YAP BOZ GİBİ...
Kağıthane Deresi ve kıyıları bir zamanlar
İstanbul’un en popüler mesire yeriydi. Buraya
ilk yapılan köşk, İmrahor Köşkü’ydü. Ancak
buranın yıldızı 18. yüzyılın ilk yarısında,
III. Ahmed döneminde parlamıştır. Fransız
sarayları, bahçe düzeni ve sarayın suyla
bütünleşmesi örnek alınmıştır.
III. Ahmed ve damadı Sadrazam İbrahim Paşa
büyük inşa çalışmalarına başlamışlar, yüz
kadar köşk, kasır yaptırmışlardır. Dere
üstünde setler, şelaleler, kanallar inşa
edilmiş; su, mermer bir havuzda toplanmıştır.
İstanbul Üniversitesi Kitaplığı’nda bulunan
18. yüzyıl minyatürünün ön planında kadınların
kendi aralarında nasıl eğlendiklerini görüyoruz.
Derenin öteki kıyısında Sa’dâbâd Sahil Sarayı
görülmektedir. Bakımsızlıktan harap duruma
gelen bu saray, II. Mahmud tarafından yıktırılmış;
yerine Yeni Sa’dâbâd Sarayı yapılmıştır.
Sultan Abdülâziz ise sarayı yıktırarak Çağlayan
Kasrı’nı inşa ettirmiştir. Bu yapı da 1940’ta
tamamen yıkılmıştır. |
|