Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler / Balıkların festivali

Palamut, Roma öncesi İstanbul’un hayatında öyle bir yer etmiş ki, basılan paraların arkasında resmi bile yer almış. Tabii bu arada bronz paraların arka yüzünü süsleyen ‘baba torik’i de unutmamak lazım.
Boğaz’ın bereketli uzantısı Haliç de yüzyıllar boyunca en lezzetli balıkların sığınağı olmuş. Hatta Plinius, Haliç’e ‘Altın Boynuz’ (Aurei Cornus) tanımlamasını yakıştırırken balıkların hareketlerinden esinlenmiş. Anadolu yakasındaki Khalkedon (bugünkü Kadıköy bölgesi) civarında, dipten yüzeye doğru yükselen ve inanılmaz beyazlıkta parıltılı bir kaya varmış. Palamutlar bu kayayı karşılarında görüverince, korkuyla sürü halinde karşı yakadaki Byzantion’a yönelip Haliç’in sakin sularına sığınırlarmış. Bu sayede sığ yerlerde, elle bile palamut yakalanırmış o zamanlar. İşte, bereketin ve balıkların yarattığı bu ışıltı yüzünden Haliç, ‘Altın Boynuz’ olarak adlandırılmış.

FATİH’İN BALIK TUTKUSU
İstanbul’un fethinden sonra da balık, bu önemli şehrin yaşamında yine başrolde olmayı sürdürmüş.

 
 
Sayfa 3/7
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.