İstanbul’un balık kültürünün uzun kültürel
tarihini ve benzersiz tatlarını canlandırmayı
amaçlayan Balık Festivali 1 Eylül’de start
alıyor...
Dünyanın en lezzetli balıklarının ebedi
sığınağı İstanbul... Bir tarafta Karadeniz,
diğer tarafta Marmara ve tam ortalarında
Boğaz... İnsanlığın bu coğrafyayı keşfinden
bu yana yüzlerce çeşit balığa ev sahipliği
yapmış bir cennet... Bizans efsanelerinden
fırlayıp, yüzyılları aşıp gelen lüferden
Osmanlı mutfağının baş tacı palamuda,
fakir dostu istavritten sağlık deposu
uskumruya birçok lezzetli balığın durağı:
İstanbul! Peki ama yüzlerce yıl boyunca
İstanbul mutfağının önemli bir parçası
olan balık, neden artık eskisi gibi ilgi
görmüyor? Denizin derinliklerinden çıkıp
gelen bu kültürün ayak izleri, neden eskiden
olduğu gibi takip edilmiyor? Bir şeyler
yapsak, örneğin bir ‘Balık Festivali’
düzenlesek, tüm dünyanın Boğaz’ın bu inanılmaz
zenginliği tanımasını sağlayamaz mıyız?
Tüm bu soruların peşine düştüm ve tarihin
lezzetli koridorlarına sıkışıp kalan Boğaz
balıklarının büyüsüyle karşılaştım...