Özellikle de Helenistik zamanların...
Çünkü, çok iyi korunagelmiş mahallelerine,
evlerine ve sokaklarına dek sergilediği
manzarayla bu dünyaya özgü yaşama biçimini
neredeyse bire bir aktarır.
2400 YILLIK ‘FOTOĞRAF’
19. yüzyılın sonlarında Priene’de bilimsel
kazı yapan araştırmacılardan Wiegand,
karşılaştığı görüntü karşısında heyecanlanıp,
onu “Küçük Asya’nın Pompeisi” olarak tanımlar.
Özellikle kentin batı semtlerindeki konutların
yapısı ve içlerinde ele geçen zengin buluntular,
yaklaşık 2400 yıl öncesini yansıtan bir
fotoğraf gibidir. İç donanımı gösterişli
şölen-yemek odaları, boyalı kabartma ya
da desenlerle dekore edilmiş duvarlar,
çeşitli ev eşyaları, bronz karyola parçaları
ve heykelcikler gibi pek çok değerli eser,
gün ışığına çıkarılan günlük yaşamın karelerinde
yerlerini alır. Tıpkı, Vezüv’ün külleri
altında kalan Pompei’deki gibi, bu alandaki
yaşam da felaketle bir anda durmuş ve
birkaç ev hariç, binlerce yıl öylece kalmıştır.