Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler / Antik bir ütopya Priene

Zenginlikle değil ustalıkla, ortak bir bilinçle küçük ama görkemli bir kent yarattı Prieneliler.

Ç ok eski çağlarda, kentlerin ülke olduğu zamanlarda öyle yerler varmış ki evrenin merkezi sayılırlarmış. Birer kahraman olan kurucu çobanları efsanelerle, yurttaşları ise kendilerine bağışlanan sonsuz dirlikle anılırmış. Kralların, siyasetçilerin, düşünürlerin ya da gezginlerin düşlerinde, bu kentler kimine göre gücün, kimine göreyse ideal yaşam biçiminin sembolü olmuşlar. Tıpkı, ‘Tanrılar Kapısı’ Babil gibi... Ya da, buradan uzak bir yerde, yurttaşların yönetim üzerinde hak sahibi olduğu bir zaman aralığında yaşayan insanların kimliklerine, düşüncelerine beden olan kentler gibi...
Priene işte bu yerlerden biri. Ege kıyısında, Söke’nin (Aydın) güneyinde, Samsun Dağları’nın dik bir yamacına kurulmuş bu antik kent, toplantı merkezleri, eğitim kurumları, senatosu ve halk meclisiyle, kendi içinde bağımsız, küçük bir dünyaya indirgenmiş devlet anlayışının hakim olduğu antik Yunan çağlarının simgesi olarak öne çıkar.

 
 
Sayfa 1/7
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.