Zirvelerin kızıl yüzü aksetti gölün yüzeyinde.
Hiç uyumadan da dinlenebilirmiş insan,
bunu öğrendik o gece. Daha dün dört saatte,
onca yük ile 2600 metre rakımlı Ovit Dağı
geçidinden 2800 metredeki buzul gölüne
tırmandığımızı, ne kadar yorulduğumuzu
hatırladık. Aksu Gölü’nün buz gibi, berrak
sularından çarptık yüzümüze. Tertemiz
kaynak suyuyla çayımızı demledik. Ağır
ağır bir ritüelin parçasıymış gibi tamamladık
kahvaltımızı. Güneş, gece çayırların üzerine
yağan çiği buharlaştırıp vadiyi sise boğarken
tulumlarımıza girip sabah şekerlemesine
daldık.
OVİT DAĞI’NIN MAVİ GÖZLERİ
Rize ile Erzurum illerinin sınırlarının
kesiştiği noktadaydı Aksu gölleri. Kışın
çığların yankılandığı, metrelerce karın
yığıldığı Ovit Dağı’nın yüksek zirvelerinin
altında gözlerden ırak üç kardeş gibi
art arda dizilmiş, üçü de birbirinden
güzel, birbirinden mavi üç göl. Kaçkarların
en batısındaki kardeşiydi Ovit Dağı. Onlarca
zirvenin altında onlarca buzul gölünü
saklıyordu. Geçit vermez gibi görünen
dağ, onlara ulaşmak isteyenleri kırmamak
için gizli geçitler barındırıyordu kayalıkların
arasında.