Isparta ile Konya’nın paylaştığı Milli
Park; dağla gölü, mağarayla kanyonu, adayla
uçurumu yan yana getiriyor...
Kızıldağ Milli Parkı’na sonbahar geliyor.
Sabahın ilk ışıkları dağların arasına
devrilmiş dev bir ayna gibi duran Beyşehir
Gölü’ne vuruyor. Birazdan sazanlar, suyılanları,
kırlangıçlar, sazların arasında yuvalanmış
sakarmekeler uyanacak. Gece attıkları
ağları toplamak için yola koyulacak olan
balıkçıların kayıkları bulutların sudaki
yansımasını bozacak. Uzaklarda, Dedegöl
Dağı’nın yamaçlarında, Serik’ten gelip
yazlayan Yörükler, dönüş hazırlıkları
yapmaya başlayacaklar. Kasnak meşelerinin
üzerinde palamutlarla mutlu günler geçiren
sincaplar yuvalarının kapısını usulca
kapayacaklar.
SONBAHARIN İZLERİ
Kızıldağ Milli Parkı’na sonbahar geliyor.
Haşhaşların, buğdayların, kayısıların
türküsü çoktan sona erdi, şimdi meyvelikleri
elma kokusu sarıyor. Kızıldağ’ın zirvesinde
her gün gözlerini dört açıp ‘yangın gözleyen’
Orman Koruma memurları, ağaçların yaz
sıcağından yavaş yavaş kurtulmasının sevincini
yaşıyorlar.