Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12
İçindekiler / Mizahın ‘Huysuz İhtiyar’ı Oğuz Aral

Güreşte, “Ustalar üç oyun bilir, birini kendine saklarmış” denir. Oğuz Aral ise üçünü de öğrencilerine aktarıyordu. Bu yüzden sadece usta değil, aynı zamanda bir ağabey, hatta babaydı onların gözünde.

‘GIRGIR’LIK VAZİYETLER
Türk Karikatürü’nün son kırk yılına damgasını vuran Oğuz Aral, bir zamanlar gazeteciliğin can damarı olan Babıâli’ye ilk adımını 14 yaşında attı. Zamanının çoğunu okul yerine Babıâli’de geçiren, çeşitli gazete ve dergilere çizen Aral, Günaydın Gazetesi’nde ‘Gırgır’ köşesini hazırladı. Sonraları yoluna bir dergi olarak devam eden Gırgır’ın ilk sayısında şöyle demişti Aral: “Bundan böyle aklımızın erdiği, gözümüzün değdiği bilumum ‘Gırgır’lık vaziyetler için daha geniş bir alanda neşemizi bulmaya çalışacağız. Boş vakit buldukça da memleketin en esaslı dertlerine acıtmadan parmak basacağız.” Dediği gibi de yaptı. Popülist mizah yaparken, aynı zamanda ülkenin günlük yaşamına, siyasetine ilişkin, üzerinde günlerce konuşulacak karikatürler yayımlamaktan geri kalmadı.

 
 
Sayfa 2/7
Daha büyük boyutta görmek için tıklayınız.