Dünyanın en çok satan üçüncü mizah dergisi
Gırgır’ın ve Türk Karikatürü’nün son kırk
yılına öncülük eden Oğuz Aral hayatla
son dalgasını geçti...
B ugünlerde işe, üniversiteye giriş başvurularında
ya da emekli aylığı alma kuyruklarında
rastladığımız yoğunluk, yıllarca her hafta
yaşanırdı Gırgır’ın hazırlandığı, tabelasız
‘Karikatür Üniversitesi’nin önünde. Yurdun
dört bir yanından gelen genç karikatüristler,
çizdiklerini Oğuz Abi’lerine beğendirebilmek
için büyük bir heyecanla sıranın kendisine
gelmesini beklerdi.
Ben yazıyla haşır neşir olduğumdan, onun
karşısına oturup iki satır muhabbet etme
şansını yakalayamadım. Ama dergideki arkadaşlardan
ve bekleşenlerden edindiğim izlenim, onun
saygı duyulması gereken bir usta olduğuydu.
Yüzlerce düşük ve orta gelirli ailenin
çocuğunu sokaktan, kahvehane köşelerinden
çekip alırken, hepsini adam yerine koyuyor;
onlara “Yaptığınız iş çok değerli” diyordu.