“Eğitimime önce paraşütçülükle başladım. 100’den
fazla atlayışım var. İlk atlayışı yapacağımda bir
hafta odama kapanıp ‘Ben bu işi nasıl yapacağım’
diye kara kara düşünmüştüm. O zamanki teknoloji,
şimdiki gibi değildi. Atlayışımızı uçağın kanadına
çıkarak yapardık. Bir yanda motorun gürültüsü, diğer
yanda sırtımızda ağır mı ağır bir paraşüt... Birçok
arkadaşım ya kolunu ya da bacağını kırdı. Neyse
ki, benim başıma kol kırılması dışında ciddi bir
yaralanma hadisesi gelmedi. Sadece Ankara Hipodrom’da
Cumhuriyet Bayramı gösterileri sırasında göle düştüğümü
hatırlıyorum...
“1955’te Amerika’nın ilk kadın pilotu, efsanevi
Jacqueline Cochran tarafından Tennessee Üniversitesi’nde
düzenlenen bir havacılık workshop’una Nezihi Erkol’la
birlikte davet edildim. Orada bizlere havacılık
eğitiminin nasıl olması gerektiği konusunda bilgiler
verdiler. ABD’de kalmamı istediyseler de, ben vatanıma
dönmeyi tercih ettim... “Uçmaktan hiç mi korkmadım?
Hayır, Korksaydım bu işi yapamazdım...
“Eğer iyi bir iniş yapmışsanız, sizin o günkü neşenize
bir dahaki günlerde rastlamak mümkün değildir.