Şimdi 80 yaşında olan cesur pilot, bir zamanlar
gökleri nasıl fethettiğini, hislerini anlatıyor.*
“Bulgaristan Türklerindenim. Daha çok küçükken
havacılığa karşı bir sempatim vardı. Ara sıra şehrin
üzerinden geçen Bulgar uçaklarını gördükçe, bir
uçağa atlayıp uçmak için can atardım. Yaşımla birlikte
içimdeki bu sevgi büyüdü, önüne geçilmez bir hal
aldı... Türk gazetelerindeki genç kızları havacılığa
teşvik edici yazılar da, içimdeki bu sevgiyi güçlendiriyordu.
“Fakat beni havacılık mesleğine atan asıl hadise,
Balkan turuna çıkan, Atatürk’ün manevi kızı Sabiha
Gökçen’in üzerimde bıraktığı tarif edilemez etkidir.
O, Bulgaristan’dan da geçmişti. Gökçen’in uçağını
gökyüzünde gördüğüm günkü heyecanı ve benliğimi
saran o millî gururu anlatmaya kelimeler yetmez.
Sonra Türkiye’de bulunan bir akrabam aracılığıyla,
Türk Hava Kurumu’na bağlı Türkkuşu Eğitim Merkezi’ne
kabul edilmek için girişimde bulundum. 16 yaşımda
ailemden ayrılarak Türkkuşu’na yazıldım.