Tam ortadaki fıskiyeden akan su sesi, Itrî ile
Dede Efendi’nin bestesine karışıyordu. Mekânın mükemmel
akustiği içinde yükselen tınılar, atmosferi iyice
büyülü kılıyordu...
DOKTOR VE HASTALAR SANKİ GERÇEK
Ana kubbe etrafında dizilen 12 küçük kubbeden süzülen
ışık huzmeleri, mekânın doğal spotları gibiydi.
Fıskiyenin 10-15 metre ilerisinde bulunan müzisyenler,
sükunet içerisinde hiç kıpırdamadan fasıllarına
devam ediyor; yan odalarda tabiplerin yıllara inat
şifa dağıtan gayretleri durmaksızın sürüyordu. Belli
ki Darüşşifa’nın kuruluş gayesini hasta bakıcısından
doktoruna kadar herkes çok iyi kavramış. Ya doktorun
her nasihatini ‘sessizce’ dinleyen hastalar? Her
şey Darüşşifa geleneğine uygun. Hatta ritüeller
bile ilk günkü kadar canlı... Saz heyetinden hastalara,
doktorlardan hasta bakıcısına uzaktan bakılınca
herkes o kadar sahici ki, yanlarına yaklaşana kadar
cansız olduklarını fark etmek zor. Mankenlerin üzerindeki
giysiler otantik. Sazendelerin sazları tarihî.