Bu düzenlemede avlulu yapılar, taht ile kabul salonları,
kiliseler ve şapeller, bahçeler ile çeşmeler, kitaplıklar,
toplantı binaları, hamamlar, stadyumlar bulunmaktaydı.
Sonraki yüzyıllarda saray yapıları daha da genişletilmiş,
yeniden inşa edilmiş ve değişime uğramıştı.
Son araştırmalara göre, eğimli arazinin özellikleri
doğrultusunda yapıların oturtulduğu altı teras tespit
edilmişti.
Sultanahmet Cami ve Ayasofya arasında yer alan geniş
alanın doğusunda tunç kapı ‘chalke’, senato binası
ve hidrolik sistemli tahtıyla Magnaura Sarayı yer
alırdı. Alanın güneybatısında ise saray muhafız
kışlaları, toplantı salonu ve senatörlerin ziyafet
salonu inşa edilmişti. Batıya doğru söylev kürsüsünün
bulunduğu binaya (Tribunal) bağlantılı olarak ihtişamlı
resmî yapılar ve imparatorluk ailesine özel saray
konutları bulunmaktaydı. Pek çok geniş salonlu yapı
da bu bölgede sıralanmıştı. Sultanahmet Cami’nin
yerinde Daphne Sarayı ve hipodroma bakan cephesinde
imparatorluk locasının bulunduğu Kathisma Sarayı
uzanmaktaydı.