Kimi tuttuğu ata seslenirken, çoğunlukla jokeylerin
isimleri yükseliyor kalabalıktan.
“Yürü be Nazluş, yürü be!”
“Hadi oğlum Halis, ayrıl artık!”
“Hadi Selim, saldır koçum!”
Ve yakın arayla aynayı geçen tayların ardından,
önce kimin birinci geldiği anlaşılmaya çalışılıyor...
Birkaç saniye sonra sıralama öğreniliyor. Çılgın
gibi sevinip birbirine sarılanlar, kazandığı parayı
tahsil etmek için tediye gişelerine koşanlar, üzüntüyle
tayların arkasından bakanlar, büyük bir kızgınlıkla
kuponlarını yırtanlar... Ama her defasında umudunu
bir sonraki koşuya taşıyan gürültücü kalabalık...
HİPODROMDAN İNSAN MANZARALARI
Veliefendi Hipodromu’nda geçirdiğim Pazar gününden
geriye, aslında atlardan çok, renkli insan portreleri
kaldı aklımda…Bazıları belli ki, sadece eğlenmek
için gelmiş. Onlar her yarışta bahis yapmıyor; yaptıkları
zaman da küçük bütçelerle yetiniyor.