Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13
İçindekiler / Gökyüzünden Dalyan

‘Tam bir çürüme kokusu!’ diye yineledi kaplumbağa. Bunu tekrarlayıp duruyordu ki, sonunda sabrı tükenen o çirkin kuş birden eğildi, onu yere attı. Tanrı gökyüzünden gelerek parçaları birleştirdi. Ek yerleri kabukta görülür.” Latin Amerika söylencelerinin birinde böyle anlatılır kaplumbağanın öyküsü. Belki de, yıllar önce Eduardo Galeano’nun ‘Yaratılış’ adlı kitabında okuduğum ve belleğimin sularında hâlâ yüzmeyi sürdüren bu öyküydü bende Dalyan üstünde uçma duygusu yaratan. Bir kartal gibi yeniden göğe yükselmek ve kaplumbağayı düştüğü yerde yeniden görmek istedim. Aşağısı Oaxaca Vadisi değildi elbette! Kaplumbağa da sıradan bir kara kaplumbağası değil, Akdeniz sularının kabuklu çocuğu ‘Caretta caretta’ydı. Aslında kaplumbağa da bahaneydi; Dalyan’ın o eşsiz coğrafyasıydı gökyüzünden görmek istediğim. Denizle gölün damarlar gibi dağılan kanallarla o müthiş buluşması, sarışması, karışmasıydı...

 
 
Sayfa 2/6