 |
‘KUTSAL RÜZGAR’IN TERKİSİNDE
Bu uzun yolculukta geniş meydanlar bulduğumuzda cenge
tutuşmuş; yenişemeyip yolumuza devam etmiş ve palmiyelerin
altında sigaralarımızı barış çubuğu gibi tüttürdükten
sonra kamikazeye binmeye karar vermiştik. “Biz ikimiz
/ Tek kurşunla vurulmuş iki düşman gibiyiz” diye bir
şiir hatırlıyorum. Biz ise aynı düşmanı vurmaya giden
iki kurşun gibiydik. Tek kurşun haklayabilirdi aslında
o düşmanı. Ama biz birbirimize aşık iki kurşun gibiydik.
Hangimiz fazlaydık, hangimiz gereksiz?.. Bilemiyorduk...
Birbiriyle didişen ve hayatın neresine dalacağını
kestiremeyen iki serseri kurşun...
Biz iki serseri, bindik kamikazeye. Bir aşağı, bir
yukarı... Kamikaze daldırıyor işte bizi hayata. Yukarı
çıkarken misinada çırpınan iki balık gibiyiz. Sonra
tekrar inip sulara dalıyoruz. Ölümle kalım arasında
gidip geliyoruz. Kalacağımızdan eminiz: Ölümü kafaya
alıyoruz. İyiyiz! Bomba gibiyiz! Kamikaze, Japonca
‘kutsal rüzgâr’ demekmiş. Ortaçağda istilacı Moğol
ordularını dağıtan mucizevî fırtınaya atfen. |
|