Muharrem Ertaş, Hacı Taşan ve Çekiç Ali’den sonra
gelen en önemli temsilcisi bugün. Ertaş’ın bu unvanı
almasını sağlayan en önemli özelliği ise sazının
teline vurup söylediği, yöresinin karakteristik
uzunhavaları ‘bozlaklar’ın yanı sıra, kendi yazdığı
ve her biri diğerinden daha popüler olmuş türküleri
oldu.
1938’de Kırşehir Kırtıllar köyünde doğan Neşet Ertaş’ın
müzik aşkı, Türk halk müziği repertuarına onlarca
bozlak, halay, hikâyeli türkü kazandıran babası
Muharrem Ertaş’ın etkisiyle başladı. Sazı ve sesiyle,
Hacı Taşan ve Çekiç Ali gibi diğer ustaların üzerinde
de büyük etkisi olan Muharrem Ertaş, Kırşehirli
diğer Abdallar gibi düğünlerde çalarak yaşamını
sürdürüyordu. Bu düğünlerde keman, darbuka, davul,
zurna gibi enstrümanlar çalınıyordu. Neşet Ertaş
da keman çalarak müziğe başladı. Küçük yaşta babasıyla
düğünlere katıldı. Sonra kemanı bırakıp bağlama
çalmaya başladı. Babası gibi, bir yandan Karacaoğlan,
Âşık Sait gibi usta âşıkların eserlerini, diğer
yandan kendi yazdığı türküleri seslendiriyordu.
Ertaş’ın ilk plakları 60’lı yıllarda yayınlandı.
Babasıyla, radyoda yayınlanan ‘yöresel sanatçılar’
programlarında pek çok türkü seslendirdi.