Bir arkadaşım da, Almanya seferi yapan bir charter
uçağında, hostesin feryat ederek, bir yolcunun üzerine
atladığını anlatmıştı. Adamcağızın uçakta midesi
bulanmış... Başını pencereden çıkartıp, temiz havayı
doya doya teneffüs etmesi gerektiğini hissetmiş.
Cebinden çakısını çıkartıp, uçağın penceresini sökmek
için kenarlardan kazımaya başlamış. Hostes bunu
fark edince feryat ederek adamın üstüne atlamış.
Yine de bu “İlk Uçuş”lara ilişkin en klasik öykü
Temel’e aittir. Temel, uçağın penceresinden bakıp,
yanındaki yolcuya dönmüş. “Anlatılanlar doğruymuş.
Yerdeki insanlar gerçekten karınca gibi görünüyor”
demiş. Bu sözleri duyan koltuk komşusu Temel’i terslemiş.
“Yerdekiler insan değil karınca... Uçak daha havalanmadı”
diye cevap vermiş Temel’e. Benim arkadaşlarım arasında
pilot olmak isteyen ve bu işi başarıp bröve alanlar
oldukça fazla. Hep merak etmişimdir. İlk insanlı
uçuşu gerçekleştiren Wilbur Wright’a uçmayı kim
öğretmişti acaba? Veya Louis Bleriot, hangi havacılık
okuluna gidip, kimden pilotluk brövesini aldı? Düşünürüm
hep uçarken...