Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12]  
İçindekiler / Yunan ve Roma Heykelleri

MERMERİN İÇİNDEKİ RUH
Büyük İskender’le Klasik devrin sona ermesi ve Helenistik dünyanın oluşması ile birlikte (Helenistik Devir; MÖ 330-30) sanatçıların çalışma yapacakları alan genişlemiş, konu ve üretilen eser sayısı artmış, bu olanaklarda değişim ve yeniliği beraberinde getirmiştir. Geleneksel üslupta yapılan eserlerin yanı sıra devinim ve ifadenin çok canlı bir biçimde işlendiği ‘Bergama Ekolü’ olarak isimlendirilen tarzda eserler üretilmiştir. Bu eserlerde özellikle patetik ifade olarak adlandırılan, acı, korku, heyecan ve tutkunun yüze yansıması ön plandadır. Saçlar dağınık ve kabarık olup, ışık-gölge kontrastı oluştururlar. Portre heykellerinde ise, Büyük İskender’in portrelerindeki gibi idealize edilmiş olanların yanında, bir önceki döneme göre, gerçeğe daha yakın eserler de verilmiştir. Bergama’da bulunan ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenen Büyük İskender’in portresi, alnın her iki yanına düşen kalın, kabarık bukleli saçları, sol yana eğimli duruşu, açık ağzı ve derin alın çizgileri ile Bergama Ekolü’nün ve idealize edilmiş portrelerin en güzel örneklerinden biridir.

 
 
Sayfa 3/7