Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12]  
İçindekiler / Yunan ve Roma Heykelleri

İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde bulunan Helen ve Roma dönemlerine ait heykel ve portreler, zamanının taştan öykülerini anlatıyor.

Antikçağ toplumlarının tümünde olduğu gibi Yunan toplumunda da hayatın her aşamasında inanç kavramı yönlendirici olmuştur. Yunan heykeltıraşlığı da bu noktadan hareketle dinsel ihtiyaçlara bağlı olarak doğmuş ve gelişmiştir. Yunanlı sanatçıların özellikle ilk dönemlerdeki (Yunan Arkaik Devri, MÖ 7-6. yüzyıl) heykelleri bu etkiden dolayı durağandır. Ancak, tanrılarını ve onların yaşamlarını kendi dünyalarını örnek alarak oluşturan Yunanlılar, buna bağlı olarak insan vücudunu da tanrısal kabul edip, bu ilk evreden sonra ideal ölçülere uygun ve durağanlık sorununu çözmüş heykeller meydana getirdiler. Arkaik devrin başlıca heykel tipleri ‘Kuros’ denilen genç erkek heykelleri ile ‘Kore’ denilen genç kız heykelleridir. Bu heykeller esas olarak Mısır etkisi altındadır; ancak gözlem yapıp araştıran Yunan sanatçılar insan vücudunu heykele aktarmaya başlamıştır.

 
 
Sayfa 1/7