Konu:[Künye] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12]  
İçindekiler / Yeşil bir düş Çağlayan Vadisi

OSMAN AMCA’NIN YAYLA EVİ
Yaylacıların dört saatte aldıkları yolu güneşin batmasına yakın yedi saatte tırmanabildim ve sonunda kavuştum Meşe Yaylası’na. Ormanın eğimli küçük bir açıklığına kurulu birkaç şirin ahşap evden ibaret Meşe Yaylası. Çağlayan Vadisi’nden patikayla ulaşılan ilk yayla burası. İlkbahar geldiğinde ilk önce bu yaylaya çıkıyor Fındıklılılar. Her iki ayda bir, daha yukarıdaki otlakların yeşermesiyle üst yaylalara taşınıyor ve sonbaharla birlikte aşağı yaylalara inerek kışı köylerinde karşılıyorlar. Çadırımı kurarken dikkatle izledi yayla sakinleri. Ak saçlı bir ihtiyar eliyle işaret etti, “Gel”. Gittim yanına. Kuzinenin üzerinde kaynayan tencereden tabağa süt döktü, içine iri bir paça kaymak koyup karıştırdı. Şöminenin küllerini açıp taş bir tabak çıkardı. Dumanı tüten mısır ekmeğini taş tabaktan çıkartıp böldü, masaya yerleştirdi. Evin içine duvarların kaplandığı kestane ağacının hoş kokusu sinmişti. Granit taşlarla ustalıkla örülmüş büyük şöminenin üzerinde zincirle asılmış kara bir güğüm usul usul kaynıyordu. Evine göz gezdirdiğimi fark etti. “Ben yaptım” dedi gururla. İki evim daha var.

 
 
Sayfa 2/6