DENİZLE GÖĞÜN EVLİLİĞİ
Pek çok mistik dönem tanrı ve tanrıçasının hikâyesi
bu sularla özdeşleştirilir. Antik Yunan’ın aşk tanrıçası
Afrodit’in Akdeniz’in köpüklerinden, turkuvaz rengin
karanın sarısına karışmasından doğduğu rivayet edilir
örneğin. Bu nedenle olsa gerek eski zamanların kralları
Afrodit tapınaklarını denize yakın kurar; törenler
turkuvaz denizin kıyısında yapılır. Sevdalar üreten
deniz, toprağa olan aşkıyla çam ağaçlarının dibine
kadar kendi içine alır ormanı. Böylece oluşan yüzlerce
küçük koy, turkuvaz denizin toprağa verdiği binbir
öpücüğe benzer. Akdeniz’in Ege’ye el etmesi gibi,
‘maviyeşil’in bağrına doğru yelkenliler salınır.
Anadolu mitolojilerinde turkuvaz, denizle göğün
evliliği kabul ediliyorsa bundandır işte.
CEVHERDEKİ MAVİYEŞİL
Rivayete göre rengin adı aslında denizden değil,
yarı değerli bir taş olan cevherden gelmektedir.
Pers madenlerinden Türk pazarlarına düşen, Kleopatra’nın
dahi boynunu süsleyen bu taşla tanışan Avrupalı,
“turcois” diyerek sevgilisine hediye eder.