“BATI’YA AÇILAN KAPI”
Scognamillo, “Beyoğlu’nda 19. yüzyılın ortasından
itibaren her sokağın adının bir hikâyesi vardı.
Ama artık birçoğunun adı değiştirildi. Sokakların
adları az çok tarihçelerini ortaya çıkarıyordu.
Mesela, bugün Kallavi diye bildiğimiz sokağın asıl
adı Ravani sokağıydı. Sokağın Tepebaşı’na açılan
köşesinde Büyük Londra Oteli var. Burası otel olmadan
önce Ravani ailesinin malikânesiydi, sokak o ailenin
ismini taşıyordu” diyor. Pera’nın kuruluşunda Ceneviz
ve Venediklilerin payı büyük. Önce Galata civarına
yerleşiyorlar. Sonra bugünkü İstiklal Caddesi’nin,
Tünel’le Galatasaray arasına elçilikler kuruluyor.
Avrupalılar Beyoğlu’nu bir eğlence merkezi olarak
değil, yaşanılacak bir yer olarak görüyor. Bu yüzden
çoğunlukla Beyoğlu ve çevresine yerleşmeyi uygun
buluyorlar. “Beyoğlu Levanten merkezidir. Levanten
olmamla birlikte, Beyoğlu bana her zaman ters geldi.
Osmanlı içinde, Osmanlı’yla hiçbir bağlantısı olmayan,
bir nevi serbest bölgeydi Beyoğlu. Özellikle kültürel
anlamda. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren
İstanbul’un diğer yerlerinde bulunmayan her şey,
iyisiyle kötüsüyle Beyoğlu’nda bulunurdu.